Yonca bitkisi, Türkiye coğrafyası kökenli bir bitkidir. İlk kez Tunç Çağı’nda Orta Asya’dan getirilen atları beslemek amacıyla yetiştirildiği düşünülmektedir. Eski Yunan uygarlığına Pers İmparatorluğu orduları ile birlikte at yemi olarak kullanılmak için giriş yapmıştır. 17. yüzyıl itibariyle düzenli yetiştirilmeye başlanmış ve bu da hayvancılık açısından önemli bir adım olmuştur. Daha geniş kapsamlı bir yetiştirme ise; 19. yüzyıl itibariyle Amerika kıtasının ABD ve Şili uçlarında başlamıştır.
Günümüze gelindiğinde ise; neredeyse tüm ülkelerde yonca büyükbaş hayvan yemi olarak kullanılmaya devam etmektedir. Yonca bitkisinin en verimli olarak geliştiği topraklar; tınlı, kumlu, kumu çok fazla olmayan ve yeteri derecede kireç barındıran topraklardır.
Yoncanın normal ürünler verebilmesi için toprağın fosfor ve potasyum kapsamı açısından iyi olması gerekir. Sulama söz konusu olduğunda ise; pek çok bitkiye göre daha dayanıklıdır.
Yonca Nedir?
Yonca, uzun yıllar yaşayabilen Baklagiller familyasına ait olan, yeşil ot veya kuru ot olarak değerlendirilebilen, daha çok yem bitkisi türü olarak tanımlanır. Yoncaların boyu, yaklaşık olarak 50-80 cm arasındadır. Derin bir köke sahip olup, uygun koşullarda yetiştirilmişse 8-10 metre kadar kök salabilir. En etkili kök derinliği ise 120-180 cm dir. Bu nedenle anavatanı olan Ortadoğu iklimine ve kuraklığa karşı oldukça dayanıklıdır.
Özel olarak yem üretilebildiği gibi hayvanları otlatmak için de uygun bir bitkidir. Son yıllarda yonca bitkisine oldukça talep olduğundan çiftçiler hayvanları için kendi üretimlerini yapmak için özel alanlar oluşturmaya başlamıştır. Yem olarak kullanılmasının yanı sıra bitkisel tedavilerde ilaç olarak da kullanılabilir.